Yorum: Panzehir (Disruption, #2) - Jessica Shirvington


Adı: Panzehir
Orijinal Adı: Corruption
Yazarı: Jessica Shirvington
Yayınevi: Yabancı
Sayfa Sayısı: 368
Goodreads Puanı: 4.27
Seri: Disruption #2
Puanım: 2/5

TANITIM

Sevdiğiniz kişiyi aldatmışken, kendinizle nasıl barışırdınız? 
Kurtarmak için savaş verdiğiniz kişi sizi sırtınızdan bıçakladığında, hayatınıza nasıl devam ederdiniz?

İki sene önce Maggie Stevens ava başlamıştı.

Dört hafta önce ise aradığını bulduğunda ve Maggie’nin körü körüne güvendiği Quentin, onun bütün yalanlarını ortaya çıkardığında, hayatı yerle bir olmuştu.

Şimdiyse Maggie karanlıkta yaşıyor, fakat orada kalmayı planlamıyordu. M-Corp’u alaşağı etmesi gerekirken öylece duramazdı. Onu geri kazanma ihtimali varken olmazdı.

Parazit’le başlayan maceranın bu baş döndürücü sonunda, Maggie’nin bütün dünyaya gerçekleri göstermesi gerekecekti. Peki ya bunun bedeli ne olacaktı?

Her şey.

YORUM

Bu kitabı okumaya çalışmak beni o kadar yordu ki, oturup düşüncelerimi düzgün bir şekilde anlatacak enerjim kalmadı diyebilirim. Oysa Parazit'i o kadar severek okumuştum ki geçen sene! Panzehir ise... #HayalKırıklığı. Sorun ne, doğrusu pek emin değilim. Ya Panzehir gerçekten de Parazit'in yanında sönük kalan bir devam/sonuç kitabı ya da ben geçtiğimiz bir yıl içerisinde çok daha iyi kitaplar okuduğumdan dolayı artık beni tatmin etmiyor. Oysa bu kitap için o kadar heyecanlıydım ki, elime geçer geçmez okumaya başladım.

Kitapla ilgili en büyük sorunum aslında kitabın son derece klişe olması. Baştan sona kadar, 360 küsür sayfa boyunca, kitapta gerçekleşen olaylardan bir tanesi bile mi şaşırtmaz beni? İşin kötü yanı, şaşırmam gerektiğini hissettiğim yerlerde bile şaşırmadım. Hangi olaylardan bahsettiğimi spoiler vermeden anlatma şansım yok, o yüzden detaya inemeyeceğim, ama Panzehir'in okuduğumuz 923848234 genç yetişkin distopyadan hiçbir farkı yok.

▪ Kitabın büyük bir bölümü, kitabın sonlarına doğru gerçekleşmesi planlanan Kötü Hükümeti/Şirketi/Kişiyi Devirme Planı'na hazırlık olsun diye koşuşturmakla geçiyor. 

▪ İki ana karakterimiz (burada Maggie ve Quin) arasında güven ve sadakat gerginlikleri oluyor: "Güvenecek miyiz/güvenmeyecek miyiz?" ile "Beni affedecek mi/affetmeyecek mi?" durumlarının bir karışımı olarak düşünebiliriz. 

▪ Bütün olayların içine daha çok aile üyesi karışıyor! Meğersem "A kişisinin B akrabası", okuyucuyu şaşırtması beklenen "C olayının" bir parçasıymış! Yıl 2017, bunun şaşırtıcı bir yanı kaldı mı? 

▪ Kız tek başına kötü hükümeti/şirketi/kişiyi devirmeye çalışırken, birden aslında daha büyük bir grup isyancı olduğunu öğrenir ve tabii ki de hemen bu isyancı grubunun en önemli insanlarıyla toplantılar almaya başlar.

Öleceğini Asla Tahmin Etmediğiniz (tahmin etmiştiniz) karakter ölür. Çünkü ölüm şaşırtıcıdır!! Çünkü ölüm gerçektir!! Çünkü yazar kesinlikle acımasız ve kesinlikle yumuşak değil, yoksa bu karakteri nasıl öldürebilirdi ki??

Yumuşak demişken... ya kitapta gerçek anlamda kötü hiçbir şey olmuyordu. Belki kitabın sonundaki birkaç mecburi ölümü saymazsak, gerçek bir "isyan/devrim/vb" olduğunu hiç hissetmedim. Karakterlerimizden neredeyse hiçbir şey eksilmedi. Maggie evet belki kitabın başında 4 hafta tutsak edildi, yemek çok az verildi, ışık hiç göremedi ama bu kadar yani. Nerede patlayan bombalar? Ölen insanlar? Kaybedilen savaşlar??


Mecburi kaybedilen savaş hariç. O vardı. Kitabın ortalarına doğru kahramanlarımız, çok da yıkılmaz olmadıklarını hissetsinler diye yerleştirilmiş bir adet başarısızlık. 

Of daha fazla yazmayacağım. Sadece kitapta HER ŞEY o kadar klişeydi ki, sanki Panzehir adlı birk kitap değil de, Smosh'un "Every YA Distopia Ever" videosu falan. (Smosh izlemiyorum ama bu tarz videoları olduğunu görmüştüm.) Bir tek ilginç fikir, bir tek orijinal hareket yoktu ve okuması çok yorucuydu.

Parazit'i çok sevdiyseniz ve eğer pek distopya okumadıysanız, yukarıda saydığım şeyler size çok bariz ortada şeyler gibi gelmiyorsa, Panzehir'i sevebilirsiniz. Ama distopya türüne aşinaysanız seveceğinizi sanmıyorum. Ya da dediğim gibi, benim kitap zevkim değişti şu son bir yılda. 

Kitaba da 1 yerine 2 vermemin tek nedeni, ara sıra birkaç sahnenin hoşuma gitmesi. Birkaç sahneyle kurtardı. İnanın bana bu kitabı sevmemiş olmak beni çok üzüyor çünkü Jessica Shirvington'ın diğer iki kitabını (Parazit & İki Hayat Arasında) gayet severek okumuştum. Maalesef Panzehir gol olamadı. 

Ezgi Tülü

Bazı günler kafasını kopartıp kenara atmak istiyor. Bazı günler ise çok mutlu. 11 yaşından beri bir şeyler yazıyor, henüz bitirebildiği bir taslak yok. Ama umutlu! Umut, ruhun ilacıdır, demiş birileri. Ya da dememiş. Bilmiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder