Yorum: Orada Bir Yerde - Engin Türkgeldi


Adı: Orada Bir Yerde
Yazarı: Engin Türkgeldi
Yayınevi: Can
Sayfa Sayısı: 96
Goodreads Puanı: -
Puanım: 4/5

TANITIM

"Çenemde demir halatlar vardı sanki, tek tek, yavaş yavaş koptuklarını duyuyordum. Üzerimdeki adamın ağırlığından nefesim bağırmaya yetmiyordu. Cansız bir inleme sürünerek ancak çıktı ağzımdan. Pas tadı geliyordu belli belirsiz. Gözlüklü, dişime asılmaya devam ediyordu. En sonunda bir çatırtı duydum, çene kemiğim parçalanmıştı sanki. İçimde bir boşluk hissettim."

Engin Türkgeldi’nin Orada Bir Yerde’si, benzerine pek az rastladığımız bir öykü dünyası çıkarıyor karşımıza. Alabildiğine görsel, dünya edebiyatının tanıdık öykülerine ve atmosferine göndermelerle ilerleyen, fantastiğin kıyısında bir öykü dünyası bu. Terk edilmiş kasabalar, köleler, peygamberler, cüceler, krallar ve dağ bayır dolaşan bilge kişiler… Bir solukta, düşünerek, şaşırarak okuyacaksınız

YORUM

“En sevdiği şey bile katlanılacak bir şey haline geldiğinde mi ölüyordu insan? Yoksa o zaman mı öldürüyordu?”
Orada Bir Yerde, Bir Kutu Kitap’ın Eylül ayı kutusundaki ek kitap. (Öncelikle kendimi, en sonunda Bir Kutu Kitap kitaplarından birini okuduğum için kutluyorum! Her ne kadar en kısasını okumuş olsam da.)

Kitap, adını bilmediğimiz bir krallıkta, yani “orada bir yerde” geçen öykülerden oluşuyor. Bu kitabı okumak için bu kadar hevesli olmanın ardında yatan sebep, kitabın arka kapak yazısının, kitabı “Alabildiğine görsel, dünya edebiyatının tanıdık öykülerine ve atmosferine göndermelerle ilerleyen, fantastiğin kıyısında bir öykü dünyası bu.” diye tanıtması aslında. Beni az biraz takip ediyorsanız, fantastiği ne kadar sevdiğimi de biliyorsunuzdur.


Öyküler fantastik değil ama gerçekten de arka kapağın söylediği gibi, “fantastiğin kıyısında”. Normalde bir kitap hakkında ne diyeceğimi kitabı okumayı bitirdikten sonra düşünürüm fakat Engin Türkgeldi’nin öyküleri beni o kadar etkiledi ki, daha kitabın yarısındayken kara kara, “Şimdi ben ne diyeceğim?” düşünmeye başladım.

Yazarın dili oldukça sade ve son derece etkili... ama anlattığı şeyleri ne kadar seversiniz, bilmiyorum. En başta, henüz neye giriştiğimi bilmediğim için, şaşırdım ve rahatsız oldum. Her biten öyküye ağzımda kötü bir tat kalıyordu sanki. Yazarın, içinizi “bir tuhaf” eden ve sizi oldukça rahatsız etmeyi başaran bir anlatımı var. Ama kitabın sonlarına doğru, “orada bir yerde”ki bu krallığı olduğu haliyle kabul etmeyi başardığımı düşünüyorum. Ama orada yaşamak istemezdim, bayağı korkunç bir yer. 😅

“Severek okudum,” diyemeyeceğim (çünkü cidden beni aşırı rahatsız ettiler. En son bu kadar rahatsız olduğumda [book: Doktor Moreau’nun Adası|16034920]’nı okuyordum galiba) ama iyi ki okumuştum. Bana yeni bir yazar kazandırdı.

Not: Her öykü, kendisinden önce geleni bir nevi tamamladığı için, sırayla okunması gerektiğini düşünüyorum.

Ezgi Tülü

Bazı günler kafasını kopartıp kenara atmak istiyor. Bazı günler ise çok mutlu. 11 yaşından beri bir şeyler yazıyor, henüz bitirebildiği bir taslak yok. Ama umutlu! Umut, ruhun ilacıdır, demiş birileri. Ya da dememiş. Bilmiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder