Yorum: Birimiz Yalan Söylüyor - Karen M. McManus


Adı: Birimiz Yalan Söylüyor 
Orijinal Adı: One of Us is Lying
Yazarı: Karen M. McManus
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 350
Goodreads Puanı: 4.06
Puanım: 3.5

TANITIM

Dikkatlice takip ederseniz, belki bu gizemi çözebilirsiniz.

Bir pazartesi öğleden sonra, Bayview Lisesi’nin beş öğrencisi cezaya kaldı.

Bronwyn, öğrencilerden ZEKİ olanı, Yale Üniversitesi’ne girmek istiyor ve asla kuralları çiğnemiyordu.

Güzel olan Addy ise mükemmel bir mezuniyet balosu prensesiydi.

Sabıkalı olan Nate, halihazırda uyuşturucu satıcılığından şartlı tahliye edilmişti.

Sporcu olan Cooper, tüm gözleri üzerinde toplayan bir beyzbol oyuncusuydu.

Ve herkes tarafından Dışlanan Simon, Bayview Lisesi’nin ünlü dedikodu uygulamasının yaratıcısıydı.

Ancak kimse Simon’ın o ceza sınıfında öleceğini tahmin edemezdi. Yapılan soruşturmaya göre Simon’ın ölümü bir kaza değildi. Üstelik polis, Simon’ın diğer dört öğrenci hakkında yayınlayacağı dedikoduları eline geçirince hepsi birer cinayet şüphelisi oldu. Peki kim yalan söylüyordu?

Herkesin sırları vardır, değil mi? Asıl önemli olan, o sırları korumak için ne kadar ileri gideceğinizdir.

YORUM

Normalde 0.5’li puanlar vermekten pek hoşlanmıyorum ama Birimiz Yalan Söylüyor benim için tam olarak bir 3.5’ti. Kitabı bazı açılardan çok sevdim ama bazı açılardan çok “meh” buldum ve bunları elimden geldiğince açıklamaya çalışacağım.

Karakterleri bir yandan gerçekten çok tatlıydı ve kitap boyunca hepsi hakkında daha fazla şey öğrenmek istedim, bu da kitabın hızla akıp gitmesine katkı sağladı. 350+ sayfa boyunca, içlerinden birini bile ateşe atıp “Kesin bu yapmıştır” demek gelmedi içimden, hepsiyle ayrı ayrı bir bağ kurdum. Ama bir yandan da bazı açılardan fazlasıyla klişeydiler ve bu da pek hoşuma gitmedi. Aslında kitap bile onları birer “klişe” olarak tanıtıyor arka kapak yazısında, şikayet etmemeliyim, ama ediyorum çünkü üzücüydü. Bu kadar sevdiğim karakterlerin basmakalıp olması hoş değil, kaldı ki karakterlerin klişe olmasını engellemek o kadar basit bir şekilde yapılabilir ki.

İşin gizem kısmı bence kitabın benim için 3.5 olmasına sebep olan yegane konuydu. Öncelikle şunu belirteyim: kitabın sonunu tahmin edemedim. Ama asıl olan biteni öğrendiğimde de pek şaşırtmadı. Açıkçası bu açıdan Birimiz Yalan Söylüyor bence sınıfta kaldı. Kitabın asıl olayı, 5 kişinin girdiği ve 4 kişinin canlı çıktığı o sınıfta neler olduğu ve kimin yalan söylediği, evet. Ama bence olmasa daha iyiymiş.

Yani bence, Karen M. McManus ablamız, bir gizem kitabı yazmaya çalışmak yerine bir gençlik kitabı yazmakla kalsaymış, bu kitap çok daha iyi olabilirmiş. Çünkü yazar ne zaman karakterler arası ilişkiler gibi konulara odaklansa, gizemden çok uzaklaştığımızı ve olan bitenin büyük bir kısmının bu gizeme pek katkı sağlamadığını düşündüm. Sanki Simon’ın ölümü, bu dört farklı karakterin günlük hayatının “bozulması” ve normal şartlar altında birbirinin suratına bakmayacak insanların çok yakın arkadaş olması için kullanılmış gibiydi. 

Eğer yazar bu senaryoyu birinin ölümü değil de başka bir olay üzerinden ele almış olsaydı, bence Birimiz Yalan Söylüyor (tabii adı bu olmazdı herhalde) gayet keyifli bir gençlik kitabı olabilirdi.

Sanırım bir gizem olarak pek başarılı olamamasının sebebi, dört karakterin de bakış açısından anlatılmış olması. Hepsinin ağzından kendilerini dinledikten sonra insanın aklında “Acaba hangisi yaptı?” sorusu pek canlanmıyor bence. En azından bende canlanmadı. E durum böyle olunca da pek merak ederek okumadım.

Bu haliyle de epey keyifli ama bir gizem olarak değerlendirdiğimde bence sınıfta kalıyor. Bir gençlik kitabı olarak değerlendirirsem de gayet eğlendim. Böyle çok yakındığıma bakmayın, aslında ben bu kitabı okurken GERÇEKTEN eğlendim. Sadece yakınmayı seviyorum. 

Kitaba ilk başlarken biraz gözüm korkuyordu çünkü bayağıdır “kalın” (350 sayfayı eskiden kalın saymazdım ama bayağıdır 200 sayfa ve altı kitaplar okuduğum için kalın dememi hak ediyor bence) kitap okumuyordum ve içine girebilir miyim, emin değildim. Bunların hiçbiri sorun olmadı. Kitabı 2-3 günde bitirdim ki son zamanlardaki okumalarıma baktığımda, bunun gerçekten bir başarı olduğunu söyleyebilirim. Eğer o 2-3 gün başka işim gücüm olmasaydı kitap aslında bir oturuşta bitirilecek akıcılıkta.

Sonuç olarak, Birimiz Yalan Söylüyor, gizem açısından sınıfta kalsa da bir gençlik romanı olarak gayet keyifli, son derece sürükleyici ve akıcı, bir çırpıda okunabilecek bir kitap. Eğer bu tarz kitaplardan hoşlanıyorsanız ve kitabın konusu ilginizi çektiyse öneririm, ama eğer aradığınız şey daha az gençlik, biraz daha gizemse, bu kitabın size göre olduğunu sanmıyorum. Şahsen ben yine Yabancı Yayınları'ndan Bu Bizim Hikayemiz’i daha çok sevmiştim ama Birimiz Yalan Söylüyor’un gelişi, gelecekte bu türde daha çok kitap okuyacağımızın habercisi gibi ve “gençlik gizem” (böyle bir tür yoksa bile artık var!!) benim sevdiğim türlerden.

Ezgi Tülü

Bazı günler kafasını kopartıp kenara atmak istiyor. Bazı günler ise çok mutlu. 11 yaşından beri bir şeyler yazıyor, henüz bitirebildiği bir taslak yok. Ama umutlu! Umut, ruhun ilacıdır, demiş birileri. Ya da dememiş. Bilmiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder