16 Mart 2017 Perşembe


Adı: Yarım Kalan Bazı Aşklar
Yazarı: Ece Karaağaç
Yayınevi: Alakarga Yayınları
Sayfa Sayısı: 188
Goodreads Puanı: -
Seri: -
Puanım: 🌟🌟🌟

“Dalından kopan bir yaprak Zeynep’in yüzüne doğru salına salına inerken Zeynep derinden, ama çok derinden, ona yaklaşmakta olan bir şeyin sesini duydu. Bütün bu gürültünün içinde bir şey, tekinsiz bir şey ona doğru hızla ilerliyordu sanki. İçinde yükselen dürtüyle gözbebekleri büyüdü. Aklının neon tabelasında tek bir cümle yanıp sönmeye başladı: Buradan hemen çıkmalıyım.”

Ece Karaağaç, bir ilk kitap için oldukça cesur bir hikâye anlatıyor Yarım Kalan Bazı Aşklar’da. Uykuyla yaşamı arasında sıkışmış Zeynep, dostluğu ve renkli yaşamıyla Arda, vicdanını hâlâ koruyabilen bir “öteki” olan Beyza… Karaağaç, hayatın her alanından seçtiği gerçek karakterlerle zenginleştirmiş anlatısını. Yarım Kalan Bazı Aşklar’ı okurken aşk, dostluk ve aile kavramlarını sorgulayacak; “insan”a olan inancınızı diri tutmayı öğreneceksiniz.

Zeynep, annesi beş ay önce öldüğünden beri uyuyamıyor. Bir gece, adını koyamadığı bir şeylerden kaçarken düşüp bayılıyor ve gözlerini açtığında kendini Arda'nın evinde buluyor. Olaylar, bunun üzerine gelişiyor ve kitapta olay ardına olay, sıkıntı ardına sıkıntı yaşanıyor. Güzel günler de yok değil tabii ki.

"Yaşadığı hayatın içine sıkışmış tüm insanlar gibi Zeynep için de bir kaçış yoluydu uyku."

Benim için Yarım Kalan Bazı Aşklar, bir anlamda bildiğim ve uzaktan tanıdığım, bir anlamda da hemen birkaç sokak ötede yaşıyor olabildiğini tahmin ettiğim insanları anlatıyordu. Annesi istedi diye sevmediği, hatta düpedüz nefret ettiği bir mesleği icra eden Zeynep; hayata neşeyle yaklaşan, mutlu ve yardımsever Arda; onu sevmeyen babasının bakımını üstlenmiş, trans bir kadın olmanın zorluklarını yüreğinde taşıyan ve sevilmek nedir unutmuş Beyza; annesinin seks işçisi olduğu gerçeğini asla atlatamamış Erhan...

Karakterler ve trajedileri ne kadar kalabalıksa ve boğucuysa, Ece Karaağaç'ın dili o kadar yalın ve duruydu bence. Su gibi, akıcı bir dili vardı ve kitap kendini okutuyordu. Durumları ve olayları, olduğu gibi ortaya koyuyor ve bu insanların yaşadığı duygular yapaylıktan uzak. Yarım Kalan Bazı Aşklar, bize, kaybettiğimizi sandığımız bir şeyi yeniden bulmanın sevincinin yarıda kesilebileceğini fakat yaşam için halen daha umut olduğunu söylüyor.

Benim kitapla tek sorunum, çok fazla konuya değinip, sadece bir tanesini uzun uzadıya ele almış olması. Oysa görmek istediğim, okumak istediğim çok fazla hikaye vardı bu 200 sayfa içerisinde. Kafamda çok fazla soru işaretiyle kalakaldım ve bu kötü bir şey değil elbette, sadece kendimi o açıdan pek tatmin olmuş hissetmiyorum.

Ece Karaağaç'ın kalemini kesinlikle sevdim ve gelecekte yazacağı kitapları okumak için sabırsızlanıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder

http://athenaninguncesi.blogspot.com.tr/ Kunai